Prestij diş ve ağız sağlığı polikliniği - Hizmetler
>>> Sabit Protezler
Köprü, kron, kaplama olarak da bilinen sabit protezler, ağızda az sayıda diş eksikliğinde uygulanan ve destek dişlerin şekillendirilmesi (küçültülmesi) ile laboratuarda hazırlanıp dişlere yapıştırılan protezlerdir. Uygulanabilmesi için bir takım koşulların var olması gereklidir. Bu protezlerin temizliği uzun ömürlü olması açısından çok önemlidir. Özellikle protezin destek dişlerinin tüm dişeti kenarları çok iyi fırçalanmalıdır. Dişlerin hazırlanması ve ölçü alınmasını takiben 2-4 seansda ve 5-10 gün arasında işlem tamamlanır. Protezin metal destekli porselen ve metalsiz yapılar başlığı altında çok fazla çeşidi vardır. Sizin için en uygun çözüm hekiminizle birlikte belirlenecektir.
Protez ne zaman zorunlu hale geliyor?
Çürükler ve diş sallanmaları, eğer diğer tedavi yöntemlerine cevap veremeyecek durumduysa dişler çekilir. Bunun doğal bir sonucu olarak ağızda dişsiz boşluklar ortaya çıkar. Eğer boşluk görünür bir bölgedeyse estetik problem var demektir ve bir protezle bu problem acilen çözülmelidir. Ağzın arka bölümlerinde çekilen diş sayısına bağlı olarak dişsiz boşluklar büyürse bu bölgelerin artık protezlerle doldurulması zorunludur. Çünkü her şeyden önce çiğneme fonksiyonu olumsuz etkilenir.
Zirkonyum esaslı kuron & köprü sistemleri
Bu sistemde metal yerine alt yapı malzemesi olarak zirkonyum kullanılır. Yapılan çalışmalar diş hekimliğinin temel gereksinimleri olan estetik, sağlamlık, doku uyumluluğu ve doğallık konularında bugüne kadar ulaşılan en yüksek performansın elde edildiğini göstermiştir. Tamamen el becerisinin bilgisayar destekli teknoloji ile birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan bir yöntemdir. Klinikte elde hazırlanmış diş preperasyonları(kesimleri) laboratuarda özel yöntemlerde şekillendirilir ve özel bir cihaz yardımıyla lazer tarama sistemi ile okunur. Bu bilgiler cihazın şekillendirme bölmesine aktarılıp kuron veya köprü bilgisayar tarafından işlenir.Böylece zirkonyum oksit alt yapı oluşmuş olur. Bu alt yapının üzeri özel porselenler ile kaplanılır. Böylece ışığı geçiren, oldukça dayanıklı, estetik ve doku uyumlu kuron ve köprüler elde edilmiş olur. Sistemin en büyük avantajı ulaştığı çok yüksek dayanıklılıkla porselenleri artık köprülerde de rahatça kullanılabilir hale getirmesidir.
Laminete Protezler
Laminate kaplamalar olarak adlandırılan bu teknikle dişlerimizin sadece ön yüzeylerinden az miktarda malzeme kaldırılarak mükemmel renk ve doku uyumlu kalıcı uygulamalar yapılabilmektedir.
>>> Hareketli Protezler
Total(Tam) Protezler
Eğer kişi ağzındaki tüm dişleri kaybetmişse total (tam) protezlerin yapılması gerekmektedir. Son yıllarda total protezler artık dişsiz ağızlar için tek şans olmaktan çıktı. Çene kemiğine yerleştirilen implantlar ve bunlardan destek alınarak hazırlanan protezler artık hastalara kendi dişleriyle çiğniyormuş hissi vermekte ve bu sebeple sıklıkla tercih edilmektedir.
Parsiyel(bölümlü) Protezler
Ağızda eksilen dişlerin yerini doldurmak amacıyla, metal gövdeli veya defleks dediğimiz daha estetik ve hafif materyalle, mevcut dişlere kroşeler (teller) veya özel tutucular yardımıyla tutunan, eksik dişlerinizin yerine yapay hazır dişlerin yerleştirildiği, hasta tarafından takılıp çıkartılabilen protezlerdir.
Hassas Tutuculu(çıt-çıtlı Protezler)
Yine kısmen dişsiz ağızlara uygulanırlar. Kroşe olarak adlandırılan ve protezin tutuculuğunu sağlamak için kullanılan metal parçalar protezin içinde, görünmeyen kısımda yer alır. Bölümlü protezlere nazaran daha estetik görünümlü olan protezlerdir.
Protezlerin Temizliği
* Yemeklerden sonra, protezinizi suda yıkayarak yiyecek artıklarını uzaklaştırın.
* Belli öğünlerden sonra, özellikle yatmadan önce, düzenli olarak protezinizin tüm yüzeylerini fırçalamalısınız. Bu işlem plak ve leke oluşumunu önler.Fırçalama işleminde su ve çeşitli diş macunları veya protez bakım ürünleri kullanılır. Aşındırıcı tozlar kullanılmamalıdır. Yoksa protezin yüzeyi çizilir ve bu yüzeylerde artıklar toplanmaya ve renklenmeye başlar.
*Zaman zaman protezinizi, su içerisine atılan özel efervesan tablet içerisinde bekletebilirsiniz. Kimyasal maddeye maruz kalan protezinizi yıkadıktan sonra kullanmanız gerekir.
*Protezin içine işlemiş lekeler ve tartarlar ancak bir dişhekimi tarafından ultrasonik araçlarla temizlenebilir.
>>> Gömük dişler
Gömük Dişler
Hepimizin bildiği gibi ağzımızda en son süren dişler üçüncü azı dişleridir. Genelde 17 ile 25 yaşları arasında sürmeye başlarlar. Bu dişlerin ağızda bırakılıp bırakılmaması konusu tartışmalıdır. Eğer doğru pozisyonda sürerlerse ve çevre dokulara zarar vermiyorsa bu dişin yerinde kalmasında bir sakınca yoktur. Çene kemiğine kaynaşmış ve anormal pozisyonlu bir dişin ileride yol açacağı zararlar göz önüne alınarak çekimine karar verilebilir. Bu durum panaromik röntgen ile tespit edilir. Diş arkındaki yer darlığı durumlarında dişin sürmesi dişeti, kemik ve diğer komşu diş engeline takılabilir. Sürme zamanı geldiği halde çeşitli nedenlerle çene kemiği içinde kalarak süremeyen dişlere "gömük dişler" denir. En sık rastlanan gömük dişler 20 yaş dişleri olarak da bilinen 3. büyük azı dişleridir.
Bu dişler iki şekilde gömük kalırlar;
*Tamamıyla kemik içinde olanlar.
*Bir kısmı kemik içinde kalıp, bir kısmı ise ağız içinde sürmüş olanlar.
Sürememiş veya yarı sürmüş olan bu dişler çeşitli sorunlara neden olabilirler. Bunlar kısaca şunlardır; •Çevre dişeti dokusunda enflamasyon, periostitis (enfeksiyondan ötürü kızarıklık ve ağrı), yüzde şişlik
•2.azı dişinde çürük
•Dişin etrafındaki kemikte enflamasyon
•Kist ve kist sonucu görülebilecek kemik kaybı
•2.azı dişinin sürmesinin engellenmesi
•Diğer dişlerde yer değiştirme sonucu (20 yaş dişinin sürmeye yer bulamayıp sıkıştırmasından dolayı) maloklüzyon yani diş dizisinde bozukluk
•Alt çene kemiğinin angulus dediğimiz köşe kısmında kırıklar
•Çene ekleminde sorunlar
Sonuç olarak, gömük kalmış dişler diğer dişler ve çevre dokuları için potansiyel bir tehlike kaynağıdır. Gömük kalacağı tespit edilen her dişin zaman geçirmeden çıkartılması gerekmektedir Gömük dişlerin çekiminde; dişin konum,şekil ve boyutuna bağlı olarak uygulanacak işlemin zorluk derecesi değişir. Basit bir çekimden sonra hafif bir şişlik, ağrı ve kanama olabilir. Daha özel işlemler gerektiren bazı kompleks çekimler de uygulanabilmektedir. Diş hekiminizin alacağı önlemler ve bulunacağı tavsiyeler yan etkileri minimalize eder.
>>> Tedavi
Dişte çürük tespit edildikten sonra, tedavisinin zaman kaybedilmeden yapılması gereklidir. Tedavi dolgu ile yapılır. Dolgu, çürüğün temizlenmesini takiben estetik ve fonksiyonun sağlanabilmesi amacıyla, oluşan boşluğun uygun maddelerle kapatılarak, dişe çürümeden önceki doğal biçimini vermeye yönelik bir uygulamadır. Kullanılacak dolgu maddesi seçilirken dişin konumu ve işlevi göz önünde bulundurulur.
Amalgam Dolgular
Gümüş dolgular olarak da bilinirler. Amalgam; gümüş, kalay ve bakır alaşımının civa ile karıştırılması sonucu elde edilmektedir ve diş hekimliğinde çok uzun yıllardır kullanılmaktadır. Uygulama aşaması kolay ve kısa sürelidir. Amalgamın içeriğindeki civanın zararlı olup olmadığı halen tartışılmaktadır. Son yıllarda amalgam dayanıklılığında estetik dolgular var olduğu için günümüzde fazla kullanılmamaktadır.
Kompozit Dolgular(Diş rengindeki dolgular)
Kompozit dolgular çürük, kırık veya estetik amaçlı olarak, dişlerin tedavisinde kullanılabilen, dişin kendi rengini taklit edebilen dolgulardır. İlk geliştirildiklerinde sadece ön dişlerde kullanılmalarına rağmen , zamanla çiğneme kuvvetlerine dayanıklılığı arttırılıp, aşınma miktarları azaltıldığı için, artık arka dişlerde de kullanılabilmektedir. Kompozit dolgular sadece çürük sonucu oluşmuş kavitelerin restore edilmesi için kullanılmaz aynı zamanda hastanın görünümünden memnun olmadığı durumlarda dişin renginin ve formunun değiştirilmesi için de kullanılabilir. Zaman içerisinde kompozit dolgularda renkleşme ve aşınmalar görülebilir.
Porselen Inlay-Onlay Dolgular
Porselen dolgular laboratuarda hazırlanan iyi estetik ve dayanıklılığa sahip dolgulardır. Dolgu için şekillendirilmiş kavitenin (oyuğun) ölçüsü alındıktan sonra, laboratuarda porselenden hazırlanır ve dişe yapıştırılır. Özel teknik ve çok hassas çalışma gerektirirler.
>>> Kanal Tedavisi
1. Kanal tedavisi nedir?
Dişin içinde yer alan pulpa (yumuşak damar-sinir uzantısının) hastalıklarını tedavi etmek amacıyla yapılan işlemlerin tümüne kanal tedavisi denir. Yıllar önce, pulpası hastalanmış dişler çekilmekteydi. Günümüzde ise kanal tedavisi sayesinde hekimler dişleri ağızda tutarak tedavi edebilmektedir.
2. Dental pulpa nedir ?
İçinde damarları, kan hücrelerini ve bağ dokularını barındıran yumuşak bir dokudur. Dişin içinde yer alır ve dişin kronundan kök ucuna ve çene kemiğine kadar uzanır.
3. Pulpa hastalandığında neler olur?
Pulpa zarar görüp hastalandığında ve kendini iyileştiremediğinde ölür. Pulpa ölümü en çok kırık bir dişe veya derin bir çürüğe bağlı olarak gelişir. Her iki durumda da bakteriler pulpaya ulaşmakta ve bir enfeksiyona neden olmaktadır. Eğer bu enfeksiyon tedavi edilmezse, kök uçlarında ve çene kemiğinde iltihap birikir ve abse denilen cerahat dolu keseler oluşur. Bu abseler ilerleyip dişin etrafındaki kemik dokusunda yıkım yapabilir.
4. Neden pulpa çıkarılmalıdır?
İltihaplı pulpa çıkarılmadığında ağrı ve şişlik görülür. İltihabın yan ürünleri çene kemiklerine zarar verebilir. Eğer tedavi uygulanmazsa diş çekime gider.
5. Lezyonlu dişler iyileşebilirmi?
Uygun endodontik tedavi sonrası lezyonlu (iltihaplı) dişler iyileşebilir.
>>> Dijital Görüntüleme
Dijital görüntüleme ile artik dis ve çene görüntüleri saniyeler içinde yüksek hassasiyet ve netlikte bilgisayar ekranında. Bu sayede çok daha hassas ölçümler yapmak mümkün. Özellikle cerrrahi ve implantolojide dijital görüntülerin basariya katkisi yadsinamaz. Dijital görüntülemenin bir diğer avantajı ise bu yüksek nitelikli görüntülerin çok daha az radyasyon ışını ile ve kısa sürede elde ediliyor olmasıdır.
>>> Acil Durumlar
Yanak, dil, dişeti ve diş çekimi yerindeki kanamalarda ilk yardım
Yanak,dil,dişetinden çeşitli hastalık ve yaralanmalar sonucu kanamalar olabilir. Bu durumda;
1- Hastanın ağzını ışıklı bir yerde muayene ediniz.
2- Ağzını soğuk su ile çalkalayınız.
3- Yanak,dil ve diş eti üzerindeki kanayan yere gazlı bez ile (siz veya hastanın kendisi tarafından)bastırınız.
4- Kanayan yeri emmeyiniz.
5- Çekilen dişin üzerine yuvarlanarak katlanmış gazlı bezi koyup en az 15 dakika bastırınız.Hastanın kendisi tarafından ısırılarak bastırılması daha kolaydır.Ayrıca bir eşarpla çene başın üzerinden bağlanarak bu işlem kolaylaştırılır.
6- Sonra gazlı bez yavaşça kaldırılır.Eğer tekrar kanarsa 15 dakika daha bastırınız.Ağzını çalkalamayınız, tükürmeyiniz.Baş hafif yüksekte olacak şekilde yatırınız.
7- Yine kanama durmaz ise o zaman doktor veya diş doktoruna gönderiniz.
8- Diş çekiminden sonra 3 saat yemek yemeyiniz ve bir şey içmeyiniz.Yara yerini örten kan pıhtısı bulunduğu yere iyice yapışmalıdır.
Diğer İlk Yardım Gerektiren Konular
Diş ağrısı :
Ağrı genel olarak değil,sadece anlık ise ağrıyan diş üzerinde gıda birikintileri kalmış olabilir.Bu sorununuzu diş fırçası ve diş ipi kullanarak temizlemeli ve yarım çay kaşığı tuz ilave edilmis tuzlu su ile ağzınızı çalkalamalısınız. Asla ağrıyan dişinizin üzerine ağrı kesici v.b. maddeler koymamalısınız.Kimyasal yapıları nedeni ile diş etiniz veya yumuşak dokularınız tahriş olabilir. Diş üzerinde çürük nedeni ile oyuk oluşmuşsa buraya çok az karanfil yağı (eugenol) emdirilmiş pamuk koyulabilir. Eugenol ağrının azalmasını sağlayacaktır. Ancak, bu işlemi yaparken eugenol fazla kullanılarak diş etine sızmasına neden olunmamalıdır. Çünkü karanfil yağı da yumuşak dokuları tahrip edici özelliğe sahiptir. Diş kırılması :
Tedaviye yardımcı olabilir düşüncesi ile mümkünse kırılan diş parçası bulunarak koruma altına alınmalıdır.Bunun için diş yıkanmamalı,mümkünse dil altında korunarak,mümkün değilse oda sıcaklığındaki süt içine konularak acil olarak bir diş hekimine gidilmeli ve aynı zamanda ulaşana kadar bölgede kanama meydana gelmişse temiz bir gazlı bez ile basınç uygulanmalıdır.
Özellikle kontakt spor yapan çocuklarda oluşabilecek ağız yaralanmalarını ve diş kırıklarını önlemek için uygulanacak en uygun yöntem ağız koruyucusu (mounth guard) kullanmalarını sağlamaktır. Diş,darbe nedeni ile kendi yuvasında yer değiştirir ise hafif bir parmak basıncı ile diş eski pozisyonuna getirilmeye çalışılmalıdır.
>>> Pedodonti(Çocuk Dişi Tedavileri)
Süt Dişlerinin Sürmesi
İlk süren diş alt orta kesicidir. Bunu üst orta kesiciler izler ve her altı ayda bir sağlı sollu bir çift diş, bir sıra ile sürer. Sürme zamanı 6. ayda başlar ve 2,5 yaşında sonlanır. Sürme tarihleri kesinlikle ortalama tarihlerdir ve çocuktan çocuğa değişiklik gösterir. Dişler sürerken çocuklarda bir takım rahatsızlıklar görülebilir. Böyle durumlarda hekiminizden yardım almak en doğrusu olacaktır.
Süt Dişlerinin Düşmesi ve Sürekli Dişlerin Çıkması
Dört yaşına doğru bazı çocuklarda süt dişlerinin çiğneyici yüzü aşınır ve dişler arasında aralıklar oluşur.
Altı yaşına doğru, ilk kalıcı dişler sürmeye başlar. Bunlar birinci büyük azı dişleridir ve 4 adettir. İkinci süt azılarının arkasından çıkan bu dişlerle toplam diş sayısı 24’ü bulur. Bu dişi birçok ebeveyn süt dişi sanırlar. Ama ömür boyu ağızda kalıcak sürekli dişlerdir.
6 yaş çocukların henüz ağız hijyenini çok iyi sağlayamadıkları bir yaştır. Peki bu durumda ne yapmalı ki çocuk birinci büyük azı dişini çürütmesin?
Bunun cevabı çocuklara daha önce de belirttiğimiz gibi diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması,çürük oluşturucu besinlerden uzak durması önerilir. Bunun yanında diş hekimi tarafından koruyucu tedaviler uygulanarak çocukların daimi dişlerinin çürümesi önlenir. Düzenli olarak 6 ayda bir çocuk diş hekimine getirilirse, TOPİKAL FLUOR uygulaması ve FİSSÜR SEALANT uygulaması yapılabilir.Topikal fluor uygulaması çocuğun daimi dişlerini güçlendirir,daimi dişlerin çürüğe karşı daha dirençli olmasını sağlar.Fissür sealantlar ise büyük ve küçük azı dişlerin üzerinde bulunan girinti ve çıkıntıların örtülmesiyle şeker,çikolata vs.gibi çürük oluşturucu maddelerin dişin yüzeye tutunmasını ve o girintilerden girerek dişi çürütmesini önler. Ayrıca içersinde bulunan fluorid sayesinde dişin diğer bölgelerinin de çürümemesine katkıda bulunur.
7-11 yaşlar arasında sürekli dişlerin sürmesi ve süt dişlerinin düşmesi hızlanır. Genel olarak 11 yaşında çocuğun ağzında artık süt dişi kalmamıştır. 12 yaşında ikinci büyük azılar çıkar. Bu dişler altı yaş dişinin arkasında yer alır. Bunlar da düşen süt dişinin yerine sürmeyen dişlerdendir.Eğer çocuğun kalıcı dişlerinin sürmesi, çene büyümesi ve süt dişi düşmesi arasında bir uyum varsa diş çıkarma süreci hiçbir sorun çıkmadan tamamlanır.
Eğer diş çıkarma sırasında süt dişleri erken çekilmişse, bunların yerine sürecek kalıcı dişlerin yeri kapanır ve diş süremez, “çapraşık dişlilik” ortaya çıkar.
Çocuklarda Süt Dişlerinin Önemi
Süt dişleri geçici olduğu için ebeveynler tarafından genellikle nasıl olsa bu dişler değişecek denerek pek önemsenmez. Dolayısıyla bu tarz bir düşünce süt dişlerinin temizliğinin ihmaline ve çürümesine sebep olur. Unutulmamalıdır ki süt dişlerindeki çürükler hem çocuğun dişlerinin ağrımasına sebep olur,hem de daimi dişlerine zarar verir.
Süt dişleri ihmal edilip dolgu ile kurtarılamadığı zaman çekilmesi gerekir, erken süt dişi kaybı çocukların daimi dişlerinin çapraşık olmasının en önemli etkenlerinden birisidir. Erken süt dişi kaybı sonucunda ağızda bulunan dişler boşluğa doğru kayar ve daimi dişlerin süreceği yer kalmaz sonuç çapraşıklıktır. Dolayısıyla süt dişlerinin sağlığı çok önemlidir. Çocuklarda ağız hijyeni çocuğun ilk dişleri sürdüğü andan itibaren başlamalıdır. Henüz bebek iken yapılması gereken şey temiz bir bez parçasıyla bebeğin dişlerinin üzeri her emzirme veya mama yedikten sonra yapılmalıdır. Çocuğun yaşı biraz daha büyünce(2yaş) diş fırçası kullanılmaya başlanmalıdır.
>>> Periodontoloji(Dişeti Hastalıkları ve Tedavisi)
Dişeti Hastalığının Belirtileri :
•Kanama
•Dişetinde şişme ve kızarma
•Dişetinde çekilme ve açığa çıkan kök yüzeylerinde hassasiyet
•Dişeti kenarlarında veya dişler arasında, diş taşlarına bağlı olarak görülen siyah alanlar,
•Diş ile dişeti arasından gelen iltihap,
•Dişlerde görülen sallanmalar, uzamalar,dişlerin yer değiştirmesi
•Ağızda kötü koku ve tat
Dişler düzgün temizlenmediğinde, üzerlerinde ve aralarında biriken yiyecek artıkları bakteriler üretirler. Bu bakteriler diş üzerinde bakteri plağı denen bir tabaka oluştururlar.Bakteri plağı kaldırılmazsa sertleşir ve diştaşı ya da tartar olarak isimlendirilen birikintiler oluşur. Plaktaki bakteriler tarafından üretilen toksinler (zararlı maddeler) dişetlerine zarar verir. Toksinler dişetlerinin etrafındaki destek dokularını yıkar, dişlerden uzaklaşır, oluşan periodontal ceplerde daha fazla bakteri plağı birikir. Periodontal hastalık geliştikçe cepler daha da derinleşir. Bakteri plağı dişlerin açığa çıkmış kök yüzeylerine yapışır. Dişlerin kemik desteği yok olur. Tedavi edilmeyen dişler sallanmaya başlar ve sonunda kaybedilir.
Sağlıklı Dişetleri
Portakal kabuğu görünümünde, dişi saran pembe ve sert kıvamlıdır.
Gingivitis
Dişetleri yumuşak bakteri plağından dolayı iltihaplanır. Bu dönemde kanamaya başlar. Eğer plak temizlenmezse, sertleşir ve diştaşına dönüşür.
Tedavisi:
Uygun ev bakımı (diş fırçalama ve dişipi kullanımı) ve dişhekimi tarafından yapılan düzenli tedavi (Yüzeyel diştaşı temizliği) gingivitisi geri dönüştürür ve kemik kaybı olmaz.
Periodontitis
Yumuşak dokular şişer, lifler kopar, dişeti dişten ayrılır ve kemik erimeye başlar.
Tedavisi:
Kemik ve çevre dokularda ciddi harabiyet oluşur. Tedavi edilmezse dişler sallanır ve sonuç olarak çekilmek zorunda kalır. Yüzeyel diştası temizliğine ek olarak kök yüzeyinde küretaj yapılması gerekir.
>>> İmplant
İmplant nedir?
İmplant herhangi bir nedenden dolayı kaybedilmiş olan doğal dişlerin yerine, çene kemiğine yerleştirilen yapay diş köklerdir. Genellikle vücut dokularıyla en uyumlu en az alerjik olan ve en az reaksiyon oluşturan madde olan titanyum dan yapılırlar İmplantın yapılış amacı ; diş eksikliklerinin olduğu durumlarda hastalara daha rahat bir kullanım ve daha iyi bir estetik sağlamaktır. uygulanması ; cerrahi yöntemlerle gerçekleşir. Yaklaşık olarak 30-60 dk. süren ve lokal anestezi altında yapılan bir işlem ile çeneye implant ( vida ) yerleştirilir. İster tek diş, ister birden fazla diş eksikliğinde veya tam dişsizlikte, eğer implant yerleştirmeye uygun miktarda kemik varsa, her vaka için implant kullanılabilir. Yeterli kemik miktarı olmadığı durumlarda ise ileri cerrahi teknikler ile önce yeterli miktarda kemik oluşması sağlanır ve implantlar böylelikle uygulanabilir.
İmplantın uygulanmasının yapıldığı durumlar hangileridir?
•Bir veya daha çok diş eksikliği olan ve çenedeki boşluğun yanındaki dişlerin köprü yapmak için kesilmesinin istenmediği durumlar .
•Çenenin en arkasındaki dişin olmadığı ve dolayısıyla köprü yapılamayan durumlar. Bu durumdaki hastaların çoğunun hareketli (takıp - çıkarılan / kancalı ) protez kullanmak istememesi nedeniyle implant yapılarak daha kullanışlı olan implant destekli porselen köprü kullanılabilir...
•Tamamen dişsiz çenelerde total ( damak ) protez kullanılmasının mümkün olamadığı veya hasta tarafından istenmediği durumlar. Bu durumda her çeneye implant yerleştirilerek bu implantların üzerine çeşitli tarzlarda protezler yapılır.
İmplantların yerleştirilmesi için uygulanan tedavi aşamaları nelerdir?
İmplant tedavileri iki aşamadan oluşur. Cerrahi aşaması ve üst yapı aşaması. İmplantlar cerrahi yöntemiyle yerleştirildikten sonra ortalama 2 ila 4 ay beklenir. Bu bekleme süresi “osteointegrasyon” denilen implantın çene kemiğiyle biyolojik olarak kaynaşması için gerekli olan süredir.
Bu süre geçtikten sonra, ikinci aşama olan üst yapım(protez) aşaması ise ortalama bir haftada tamamlanır.
İmplantı yerleştirirken ağrım olacak mı?
Diş implantları lokal anestezi altında çene kemiğine yerleştirilirler. Bu nedenle operasyon sırasında ağrı duymazsınız. Operasyondan 3-4 saat sonra anestezinin etkisi geçtiğinde hafif bir ağrı hissedebilirsiniz. Bu ağrı düzeyi kişiden kişiye değişebildiği gibi dayanılmayacak şekilde değildir. Bu ağrıları azaltmak için doktorunuz size ağrı kesici tavsiye edecektir.
İmplant tedavisi pahalı mıdır?
Kullanılan tüm malzemenin özel olması ve kaliteli implant üretimi için yüksek teknolojiye gereksinim duyulması tedavinin ücretini belirlemektedir, implant tedavisinde, sağlıklı dişlere hiçbir şekilde dokunulmadığından, çoğunlukla implant yerine yapılabilecek yüksek nitelikli diğer bir protezle karşılaştırıldığında fiyat açısından çok büyük bir farklılık görülmeyecektir. Aslında implant tedavisinin daha uzun ömürlü olduğu düşünüldüğünde implant tedavisi diğer seçeneklere göre zaman içinde daha ucuza gelecektir.
>>> Beyazlatma
Dişlerimiz söz konusu olduğunda onların beyazlıkları her zaman sağlık ve estetiğin vazgeçilmez unsuru olarak kabul edilmiştir. Her ne kadar dişlerimizin beyazlığı onların sağlıklı olduğunu göstermese de yine de beyazlık estetik dişhekimliğinde vazgeçilmez bir unsur olmuştur. Dişlerimiz yaşayan, dış ortamla ilişki halinde ve ondan etkilenen canlı dokulardır. Yediğimiz ve içtiğimiz bir çok madde onlar üzerinde etkiye sahiptir. Bunlar arasında kahveyi, sigarayı, çayı öncelikliler arasında sayabiliriz. Bunların yanı sıra genetik ve fizyolojik yapımıza bağlı olarak da dişlerimizde renklenmeler oluşabilir.
Unutmamalıyız ki dişlerimizin periyodik olarak 6 ayda bir dişhekimi kontrolünden geçmesi çok önemlidir. Hekiminiz tarafından size uygulanan diş taşı temizliği beyazlatmadan tamamen ayrı bir tedavidir. Bu tedavide dişlerinize bir beyazlatma uygulanmaz periodontal dokuların (diş eti, çene kemiği, diş lifleri) sağlığının devamı amaçlanır. (bkz.periodontoloji) Beyazlatma bu tedavinin tamamen ayrı bir yaklaşımdır.
Bu nedenle dişhekimliğinde gelişimle beraber dişlerin beyazlığını sağlayacak bir çok madde de geliştirilmiştir. Günümüzde geçmiş dönemlerle karşılaştırıldığında oldukça başarılı ajanlarla, dişlerde yüksek derecede fark edilir bir beyazlatma sağlamak artık mümkün olmaktadır. Temel prensip olarak mine yapısına sinmiş renklenmeler mine yapısına hiç zarar verilmeden alınmakta ve yapı oksijen ile kuvvetlendirilmektedir.
Bunun sonucun hem geri dönüşüm riski azalmakta, hem de dişlerin sağlığı üzerinde negatif bir etki oluşmamaktadır.
Beyazlatmayı, hekiminizin uygunluk kararına bağlı olarak , muayenehanede kısa sürelerde veya sizin için hazırlanan özel apareylerle evinizde yada her iki yöntemin birlikte uygulanması şeklinde yapmanız mümkündür.
Sıkça yapılan bir hata piyasaya sürülmüş hiçbir kontrolü olmayan ve denetlenmemiş ürünlerle dişlerin beyazlatılmaya çalışılmasıdır. Bu ürünler dişleri geri dönüşümsüz beyazlatmadan çok uzak ve minede onarılması güç zararlar oluşturan yapıda ajanlar olabilir.
Bu yüzden dişlerimizin canlı dokular olduklarını unutmadan onlarla ilgili kararları ve uygulamaları hekimimizle birlikte yapalım.
>>> Ortodonti
Ortodontik tedavi nedir?
Büyüme döneminde ve erişkinlerde çene, yüz ve dişler bölgesindeki düzensizliklere müdahale ederek daha iyi bir yüz estetiği, fonksiyon ve dişlerde daha iyi bir kapanış ilişkisi sağlayan tedaviye ortodontik tedavi denir.
Ortodontiste gitmek için en iyi zaman nedir?
Çocuklarda ilk dişlerin (süt dişleri) konumları hakkında çok fazla endişelenmeye gerek yoktur. Bu dişler arasında bulunan boşluklar, doğal gelişim göstergesidir. Erişkinlerin dişlerindeki gibi sıkı temaslar ileride meydana gelebilecek yer darlığı ve dolayısıyla dişlerde çapraşıklığın göstergesi olabilir. Daimi dişler 6-7 yaşlarında sürmeye başlarlar ancak 7-9 yaşları arasında, kesici dişler sürene dek pek fazla problem gözlenmez. Ancak süt dişlerinin tümü daimileriyle yer değişene dek yerinde tutulmalıdır. Aile hekiminiz sizi erken yaşta bir ortodontiste yönlendirse dahi bu her zaman tedavinin çok erken başlatılacağı anlamına gelmez. Çoğu dikkatli dişhekimi potansiyel bir problemin kontrol atında olduğu ve en uygun tedavi zamanının geçmediğinden emin olmak ister. Çocuklarda çenesel problemlere erken yaşlarda müdahale etmek gerekirken, sadece dişlerin düzensizlik gösterdiği durumlarda tedavi için zaman vardır.
Yetişkin kişilere ortodontik tedavi yapılabilir mi?
Erişkin hastaların da dişleri hareket ettirilebilir yani bu tür tedaviler için zaman aşılması söz konusu değildir. Artan yaşın tedavi süresini uzatması ve tedaviyi biraz zorlaştırması mümkün olabilir. Yine de yaş faktörü dişlerin destek dokularının sağlıklı olması kadar önemli değildir.
Hakkımızda
Prestij diş ve ağız sağlığı polikliniği; Dt. Alp Koçak ve Dt. Levent Avadan yönetiminde tüm ağız ve diş sağlığı ile ilgili hizmetlerin (cerrahi, implant, ortodonti, çocuk diş sağlığı, dişeti hastalıkları ve tedavisi) sunulduğu özel hastane merkezi olarak Antalya Konyaaltı'nda hizmetinizdedir ...Devamını oku ...
İletişim Bilgileri
- Adres : Atatük Bulvarı 118 / 2
Konyaaltı / ANTALYA - Telefon : +90 242 228 0101
- Faks : +90 242 229 2288
- Mobile : +90 532 236 9008
- E-Posta : info@prestijdent.com
İletişim formu ...

